Rize Haberleri
Giriş Tarihi : 04-12-2020 09:00   Güncelleme : 04-12-2020 01:43

Anzer Yaylası'nda Adı 'Küçük' Kendi Büyük Tehlike!

Anzer Ballıköy Muhtarı Remzi Güzel, “Her yıl alınıp uygulanmayan Rize İl Valilik ve Mera Komisyo’nun almış olduğu otlatma planı kararlarının bu yıl da uygulanmaması nedeniyle yine mücadele etmek zorunda kaldık” dedi.

Anzer Yaylası'nda Adı 'Küçük' Kendi Büyük Tehlike!

Balıyla meşhur olan Anzer Köyümüze nisan ayı itibariyle, hayvancılarımız ve arıcılarımızın köye çıkışıyla başlayan yayla sezonu, güzelliklerinin yanında bir takım sorunları da beraberinde getirdi. 

Anzer Balı’nın çaydan sonra Rize’nin en büyük marka değeri olduğunu dile getiren Anzer Ballıköy Muhtarı Remzi Güzel “Muhtarlığımın ikinci dönemi olarak görev yapmaktayım. Göreve geldiğimiz günden itibaren heyetimle üç tane ilkeye bağlı kaldık. 1 anzer köyümüzü korumak, 2 anzer köyümüzü kollamak, 3 anzer köyümüzü en verimli şekilde kullanmak. Anzerde yetişen binbir çiçeklerden  ve endemik türlerden oluşan Anzer Balımız Rize’nin çaydan sonraki en önemli marka değeridir. Bu önemli değere hep beraber sahip çıkmak zorundayız” dedi.

Anzer Ballıköy Muhtarı Remzi Güzel, Anzer Balı’nın küçükbaş hayvan tehtidi ile karşı karşıya olduğunu, küçükbaş hayvanların Anzer’de ki bitki türlerine zarar verdiğini ancak bunun önüne bir türlü geçilemediğini dile getirdi. Muhtar Güzel “Çoğu zaman dile getirdiğim gibi Anzer Balının kalitesini ve üretimini oluşturan bitki ve endemik türlerimiz maalesef hâlâ küçükbaş hayvan tehdidiyle karşı karşıyadır. Biz hayvancılığa karşı değiliz. Koyunculuk her yerde olur ama Anzer Balı sadece Anzerde olur. Köyüme gelen 2000 küçükbaş hayvan sekiz bin tırnaklı ayak yapar bu da zamansız ve aşırı otlatmadan dolayı meralarımızdaki flora ve endemik çiçeklerimize zarar  veriyor. Her yıl alınıp uygulanmayan Rize İl Valilik ve Mera Komisyo’nun almış olduğu otlatma planı kararlarının bu yıl da uygulanmaması nedeniyle yine mücadele etmek zorunda kaldık. Otlatma planının resmi makamlarca uygulanmasını Anzer Balı üreticilerimiz ve Muhtarlığımız adına istiyoruz” şeklinde konuştu.

Meraların korunması için muhtar ve ihtiyar heyetlerinin yeterli olmadığını sözlerine ekleyen Güzel “Devrim niteliğinde olan 25.02.1998 tarihli 4342 sayılı Mera Kanunu, mera  ve  yaylak alanlar amacına uygun kullanılmadığı için, meralar hızlı bir şekilde talan ve tahrip edilmektedir. Muhtarlar ve İhtiyar Heyetleri artık yeterli olamamaktadır. Biz her ne kadar Mera Kanunun uygulanması tarafı olsak bile vatandaş kendi bildiğini okumaya devam ediyor. Sonra o yapıyor ben niye yapmıyorum diye ilgili mercilere iletince, kanun herkese eşit olmalı diyerek savunmaya geçmektedir. Meralar ve yaylaların korunma önlemleri alınmazsa yarın için çok geç olacaktır. Zaten artık kanayan yara haline gelen kaçak yapılaşmaya devlet eliyle düzenleme getirilmesi gerek.  Buradan sizlerin aracılığıyle sesleniyorum. Kararlı bir şekilde bu sorunlara el atılmazsa çocuklarımıza bırakacağımız bir doğa mirası kalmayacaktır. Muhtar ve Köy Heyeti olarak Kaymakamlık Makamı ve Jandarma Kolluk Kuvvetleri ile gerekli resmi işlemleri yaparken, üst irade kalıcı çözüm bulup bizleri rahatlatması gerekiyor. Bizler   köylümüzle karşı karşıya kalıyoruz. Devletimiz hayvancılığın olabileceği alanlar olan yaylalara barınabileceklerı tek bir proje oluşturmalıdır. O insanlar da mağdur edilmemelidir. Yaylalar misafir ağırlamak için değildir. köy içinde tapulu evlik yeri olmayan insanların yer edinmek için kaçak evler yaptıkları, evlerin etrafını çitlerle ve duvarlarla ördükleri, hayvanların geçiş yollarını kapatıp meraları işgal edebilecekleri bir alan değildir” şeklinde konuştu.