Eğitim
Giriş Tarihi : 15-03-2021 23:28   Güncelleme : 15-03-2021 23:28

Eğitim-İş'den Andımız Danıştay'a Tepekisi

Öğrenci Andı’nın okullarda okutulmamasına karşı 8 yıllık hukuk mücadelesinin kaybedilmesine tepki gösteren Eğitim-İş Rize Şubesinden yapılan açıklamada ‘Andımız`ı siyasallaşmış yargıya kurban etmeyeceğiz’ ifadelerine yer verildi.

Eğitim-İş'den Andımız Danıştay'a Tepekisi

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Danıştay 8. Dairesi’nin Öğrenci Andı’nı kaldıran Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğini iptal eden kararını bozdu. Bu kararın ardından artık okullarda Öğrenci Andı okunmayacak.

Konu ile ilgili açıklama yapan Eğitim-İş Rize Şubesinin açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“İktidarın okullarımızdan Öğrenci Andı'mızı kaldırmasının hemen ardından aşağıdaki dava dilekçemizden de görüleceği üzere, Eğitimiş Sendikası olarak ilk davayı açıp başlattığımız hukuk mücadelesi, 8 yıllık bir hukuki sürecin ve birbirini takip eden hukuksuzlukların ardından ne yazık ki Türk Ulusu aleyhine sonuçlanmıştır. 

Eğitim-İş olarak hem yargının geldiği durumu, hem de yöneticilerin Cumhuriyet alerjisinin dozunu gösteren bu sürecin tüm ayrıntılarını paylaşmayı kamusal bir görev kabul ediyoruz:

Bilindiği üzere 08.10.2013 tarihinde yayınlanan İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde değişiklik yapılmasına dair Yönetmelikle “Öğrenci Andı” kaldırılmıştı. Bu iptalin yürürlüğe girmesinin hemen ardından sendikamız, konuyu yargıya taşımış ve Danıştay 8.Dairesi, sendikamızın talebini haklı bularak Andımız'ın iptalini bozmuş, okullara dönmesine hükmetmişti. 

Danıştay'ın söz konusu kararında Eğitim-İş'in gerekçeleri bir bir sıralanarak, "Öğrenci Andı'nda yer alan kavram ve ilkelerin, Anayasamızda anlamını bulan kavram ve ilkeler olduğu gibi milli eğitim sistemimizin kanun ve yönetmelikte belirlenen, düzenlenen temel amaçlarını ortaya koyduğu" vurgulanmıştır.

Sendikamızın dava dilekçesindeki ifadelerin birçoğunun birebir yer bulduğu kararda "Türk Devletini ve Milletini ebediyete kadar yaşatacak, çağdaş uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak, toplumun ve kişilerin refah, huzur ve mutluluğunu sağlayacak yeni nesillerin yetiştirilmesi olan milli eğitim sistemimizin temel amaçlarını gerçekleştirmesini içeriği itibariyle sağlamaya yardımcı olabilecek nitelikteki öğrenci andının kaldırılmasına ilişkin değişikliğin haklı ve hukuksal temellere dayandırılmadığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir" denilmişti. 

Ancak 2008'de verilen bu kesin yargı hükmü de, Andımız'ın okullara dönmesini sağlayamamış, Cumhuriyet alerjisiyle güçlenen idari bir inada toslamıştır.

Yönetmeliklerin yasalara uygun hale getirilme zorunluluğuna rağmen, Milli Eğitim Bakanlığı, ilgili yönetmeliği inatla değiştirmemiş ve Andımız'ın okunmasını sağlamamıştır.

MEB, bununla da yetinmeyerek Danıştay'ın ilgili kararının bozulması için başvuruda bulunmuştur. Böylece Danıştay'ın bir kararı temyize götürülse dahi karar bozulana kadar kesin olarak uygulanacağına dair yasalar, bizzat MEB tarafından çiğnenmiştir. 

Sendikamız bu hukuksuzluğa da seyirci kalmamış, Danıştay kararına uymayan MEB yöneticileri hakkında da yargı süreci başlatmıştır.

Çelişkilerle dolu bu hukuki sürecinin ardından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Danıştay 8. Dairesi’nin Öğrenci Andı’nı kaldıran Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğini iptal eden kararını bozmuş ve Andımız'ın artık okullarda okutulmaması yönünde karar vermiştir. Sendikamızın davacı taraf olmasına rağmen, bu kararın tıpkı Cumhuriyetçilere zulmedilen kumpas davalarındaki gibi yargısal ağ olan UYAP'tan değil havuz medyasından öğrenilebilmesi ise ayrıca manidar olmuştur. 

Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Ortada kesin bir yargı hükmü oluğu için alınan karar yasal olsa da biz Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün izindeki eğitim neferlerinin gözünde meşru değildir. 

Andımız'ı Türk olmaktan, çalışkan ve doğru olmaktan imtina eden; göz bebeğimiz ve milletçe en büyük kazanımımız olan Cumhuriyet'ten, kurucularından, değerlerinden rahatsızlık duyan; padişahlığa hasretlik çektiği için millet olmanın altını çizen her değere düşmanca bakan zihniyete karşı savunmaya devam edeceğiz! Öğretecek, okutacak, aşılayacağız! Andımız olsun, ahdımız olsun ki Başöğretmenimizin "açtığı yolda, gösterdiği hedefe, hiç durmadan" yürüyeceğiz!
" Ne mutlu Türk"üm diyene !"