Spor
Giriş Tarihi : 15-10-2020 10:08   Güncelleme : 15-10-2020 10:14

Fernanbo Boldrin: 'Türkiye Alt Yapıya Yatırım Yapmalı'

Çaykur Rizespor’da son yıllarda başarısından söz ettiren Fernando Boldrin “Türkiye alt yapıya biraz daha yatırım yapmalı” dedi.

Fernanbo Boldrin: 'Türkiye Alt Yapıya Yatırım Yapmalı'

Süper Lig’in Karadeniz Ekiplerinden Çaykur Rizespor’un son yıllarda isminden ve başarısından söz ettiren futbolcusu Fernando Boldrin Brezilya’nın futbol alt yapısının iyi olduğunu, Türkiye’nin de alt yapıya daha fazla özen göstermesi halinde daha iyi bir seviyeye ulaşabileceğini dile getirdi. Türkiye Milli Takımı’nı beğendiğini sözlerine ekleyen Boldrin “Brezilya’da tüm takımlar alt yapıya normal takımdan daha fazla para harcıyor, daha fazla yatırım yapıyorlar. Bu yatırımın karşılığını da futbolcu satarak alıyorlar. Brezilya’da böyle bir durum var ve bu gelişerek devam ediyor. Brezilya hiçbir zaman vazgeçmiyor, daha da fazla yapmaya çalışıyor. Türkiye’de diğer alt yapıları takip edemiyorum. Burada da çalışmalar var görüyorum. Eğer Türkiye’de de Brezilya’da ki gibi alt yapıya yatırım yapılır, önem verilirse birçok şey başarılır diye düşünüyorum. Baktığında Türk Milli Takımı iyi gidiyor, Türkiye’de bununla ilgili çalışmalar var biliyorum. Sadece biraz daha gelişebilir diye düşünüyorum. Son Almanya maçına baktım, yenebilirdi Türkiye, Rusya maçına baktım yenebilirdi Türkiye. İyi bir milli takım var. Bir şeyler yapılıyor Türkiye’de de ama Brezilya gibi alt yapıya daha fazla ilgi, daha fazla yatırım yapılırsa bence Türkiye bundan daha iyi geri dönüşler alabilir” dedi.

‘Yeni gelen arkadaşlarımızın bize alışması, bizim onlara alışmamız bir süre alacak’
Transfer sezonlarının ardından takıma yeni kazandırılan oyuncuların adaptasyon sürelerin kısalması halinde Çaykur Rizespor’un daha da erken başarı elde ebeleneceğini ifade eden Boldrin “Sizde biliyorsunuz bu transfer döneminde en çok transfer yapan takım Çaykur Rizespor. Şu anda birçok yeni oyuncumuz var. Bu tür durumlarda bir alışma süresi oluyor. Yeni gelen arkadaşlarımızın bize alışması, bizim onlara alışmamız bir süre alacak. Tabi kendi yöneticilerimiz ve hocamız bu süreyi kısaltmaya çalışıyorlar, bizde elimizden geleni yapıyoruz. Bu süre kısalırsa ve alışma süreçleri iyi bir şekilde geçirebilirsek galibiyetlerin geleceğine inanıyorum” dedi.

'Tatil kısa sürdü'
Korona virüs salgını nedeniyle ligin geçtiğimiz sezon geç bitmesi ve bu sezon ile arasında fazla bir gün olmaması nedeniyle 10 günlüğüne Brezilya’ya gidebildiğini, bu süreyi ise tatil olarak saymadığını dile getiren Boldrin “Tatil çok kısa sürdü. Brezilya’ya gitmek zorundaydım, uzun süredir annemi babamı görmediğim için. 10 günlük bir sürem vardı, Brezilya’ya gittim. Ailemi gördüm geldim gibi bir şey oldu. Döner dönmez yeni sezona başlamak için antrenmanlarımıza hemen başladık. O süreyi tatil olarak değerlendirmiyorum” dedi.

'Deplasmanlarda ki maçlarda da bir maç havası olmuyor'
Karşılaşmaların pandemiden dolayı seyircisiz oynandığı için maç havası olmadığını ifade eden Boldrin “Maçların seyircisiz oynanması tabi ki etkiliyor. Çaykur Rizespor özellikle iç saha maçlarında taraftarıyla bütünleşen ve taraftarıyla çok iyi oynayan bir takım. Biz taraftarımızı özellikle Rize’de ki maçlarda arkamızda hissediyoruz. Maçların çok iyi bir havası oluyor, gerçekten daha iyi oynuyoruz, daha üstün oynuyoruz ve bunu hissediyoruz. Şimdide onun eksikliğini hissediyoruz. Deplasmanlarda ki maçlarda da bir maç havası olmuyor. En kısa sürede seyirci tekrar statlara dönsün istiyorum” şeklinde konuştu.

Kendi istatistiklerine baktığında kötü bulmadığını dile getiren Boldrin “Hem geçen yıl için hem bu yılın başından şu ana kadar istatistiklerime baktığınız zaman istatistiklerim kötü görünmüyor. Bir futbolcu her maçta kendini biraz daha geliştirmelidir. Ben her zaman performansımın ne kadar arttığına bakıyorum. Taraftarımızın beni sevmesi çok güzel ama bazı maçlarda ben gol attıysam, yüceltilmesi gereken ben değil takımdır” dedi.

‘Bizim yapmamız gereken gelen oyuncuyu burada ki aile ortamına katabilmektir’
Takımda ki tecrübeli oyuncular olarak gelen her futbolcunun takıma ayak uydurması için elinden geleni yapması gerektiğini savunan Boldrin “Gelen her oyuncuya isim gözetmeksizin ben yardımcı olmaya çalışıyorum. Şehirle ilgili ‘Nerede kahvaltı yapabiliriz, nerede oturabiliriz’, yeri geliyor ben onlarla birlikte gidiyorum, evime davet ediyorum, burada ki aile ortamını geliştirmek için elimden ne geliyorsa yapıyorum. Buraya isimli oyuncaların gelmesi çok güzel bir şey ama buraya gelen her oyuncu zaten değerlidir. Bizim yapmamız gereken ismi her ne olursa olsun gelen oyuncuyu burada ki aile ortamına katabilmektir, onun takıma katkı sağlayabilmesini sağlamaktır. O yüzden biz her oyuncuya aynı değeri veriyoruz” dedi.

‘Rize ideal şehir’
Rize’nin bir futbolcunun işine odaklanması için ideal bir şehir olduğunu sözlerine ekleyen Boldrin “Ben son 2 yıldır. Hep aynı cevabı veriyorum. Bu kulüp her yıl ilk 8’e oynamayı hak eden bir kulüp. Bütün koşullarıyla, bütün şartlarıyla, fiziki olsun, diğer şartları olsun, ben hep bunu size söyleyebilirim. Burası gerçekten bir futbolcu için çok ideal bir yer. Bizim tek yapmamız gereken buraya geldiğimizde futbola odaklanmak. Zaten buranın yapısı o kadar iyi ki, futbolcunun futbola odaklanma dışında yapacağı başka bir şey de yok. Bizim tek yapmamız gereken sözleşmemizin gereğini layıkı ile yerine getirmek” dedi.
 

‘Mithat kulübümüzün yatırım oyuncaklından biri’
Rizespor’un bir diğer orta saha oyuncusu 20 yaşındaki Mithat Pala’nın kulüp için bir yatırım olduğunu ifade eden Boldrin “Mithat kulübümüzün yatırım oyuncaklından biri. Yetenekli bir oyuncu ve en sevdiğim özelliği her antrenmanda kendini verebiliyor olması, işine verebiliyor olması, istekli olması. Bu çok önemli gerçekten. Bizimle beraber antrenman yapan tüm genç oyuncuların hepsinin böyle olması lazım. Çünkü hayatlarının şartları. Eğer bunları burada iyi değerlendirirseler uzun yıllar burada oynayabilir, çok da iyi takımlara gidebilirler” şeklinde konuştu.
 

‘Rize ile ailecek bütünleştik’
Rize halkının kendisini ve ailesini çok sevdiğini, sürekli bir yere davet edildiğini ve sokakta olumlu tepkilerle karşılaştığını dile getiren Boldrin “Rize halkı ile aile olarak bir bütünleşmemiz oldu. Beni seven ailemi de seviyor. Bunun sebebi ise bence gerçekten sahanın içerisinde takıma kendini adayan futbolcuya Rize halkı değer veriyor. Nereye gidersem çok iyi davranıyorlar. Hatta beni davet ediyorlar. Rize halkı ile gerçekten aramızda iyi bir bağ oluştu. Bu da karşılıklı bence. Bende onları çok seviyorum. Umarım bu sevgi de burada bulunduğum sürece devam eder” ifadelerini kullandı. 

Bir çok işletmenin kendisinden ücret almadığını ve zor durumda kaldığını dile getiren Boldrin “Hem restoran sahibi ücret almıyor, bazen de taraftarlarla denk geliyoruz onlar ödüyor hesabı. Beni zor durumda bırakıyorlar. Aslında ben ödemek istiyorum. Bazen karşılık bekleyende oluyor ‘Senin hesabı ödemiştik bize bir forma yollar mısın?’ diye” dedi.

Türk yemeklerini çok beğendiğini, Karadeniz yemeklerinden de en çok balık yemeklerini tercih ettiğini sözlerine ekleyen Boldrin Ayder’e gittim ve Rize’de doğal güzellik olarak neresi varsa tavsiye edilen oralara gittim. Herkesin bilmediği ama Rizeliler’in bildiği yerlere de gittim. Karadeniz yemeği demeyelim ben çok beğeniyorum Türk yemeklerini. Türkiye’de nereye gitsem çok lezzetli yemekler yiyorum. Brezilya’dan önce Romanya’daydım. Romanya’da bu kadar lezzetli değildi. Karadeniz mutfağı ile ilgili özellikle bir şey söylemek gerekirse balık yemekleri ciddi anlamda çok beğendiğim bir yemek. Arkadaşlarımla dışarıya çıktığım zaman özellikle balık yemeye gidiyoruz. Eşimde yapıyor ama restoranlarda daha iyi yapıyor” şeklinde konuştu.

‘VAR’ın bozulduğu maç bize rastladı’
2018-2019 futbol sezonunda Beşiktaş ile oynadıkları maçta VAR sisteminin bozularak olfsayt çizgisi çekilememesi olayını hiç unutamadığını sözlerine ekleyen Tecrübeli oyuncu “Okan hoca ile geçirdiğimiz bir ligin 2. Yarısı var. Orada gerçekten çok iyi maçlar çıkardık, müthiş oynuyorduk. Galip geldiğimiz her maçta çok mutlu oluyorduk. Baskı kuruyorduk, üstün oynuyorduk, gerçekten mutlu anlarım oluyordu. Aynı sezonun ikinci yarısında bir Beşiktaş maçı oynadık, 7-2 yenildik. En çok üzüldüğüm maç diyebilirim. Yine müthiş bir maç çıkarıyorduk ama futbolda hiçbir zaman duymadığım VAR’ın bozulması gibi bir şey söylendi bize. Böyle bir şey ben hiç duymamıştım, bize denk geldi. Berabere giden maç VAR bozulduğu için gol oldu, Beşiktaş sonrasında gol atıp devamını getirdi. Üzüldüğüm maçtı. Çok iyi oynadığımız maçta tarihi bir fark yedik. O yüzden en çok üzüldüğüm maçtı diyebilirim” dedi.